SİMURG
SİMURG
Rivayet
olunur ki,
Kuşların hükümdarı olan Simurg Anka, Bilgi Ağacı'nın dallarında yaşar ve her şeyi
bilirmiş.
Kuşlar Simurg'a inanır,
O'nun kendilerini kollayacağına ve zor günlerde kendilerini kurtaracağına
güvenirmiş..
Gel zaman, git zaman, kuşlar dünyasında işler ters gitmeye başlamış.
Simurg bekleniyormuş. Ancak ne gelen varmış ne de giden.
Simurg ortada görünmedikçe varlığı sorgulanır ve de umutlar yiter olmuş.
Derken bir gün, uzak bir ülkede bir kuş sürüsü, Simurg'un kanadından bir tüy
bulmuş.
Simurg'un var olduğunu anlayan tüm kuşlar toplanmışlar ve
hep birlikte Simurg'un huzuruna varıp yardım istemeye karar vermişler.
Ancak Simurg'un yuvası etekleri bulutların üzerinde olan Kaf Dağı'nın
tepesindeymiş.
Oraya varmak için Yedi Dipsiz Vadi'yi aşmak gerekirmiş.
Kuşlar hep birlikte havalanmışlar.
Yolda yorulanlar ve de düşenler olmuş. Vazgeçenler de çokça imiş.
Önce Bülbül geri dönmüş - Gül'e olan aşkını hatırlayıp ;
Papağan o güzelim tüylerinin yıprandığını bahane etmiş; oysa tüyleri yüzünden
kafese kapatılırmış;
Kartal yükseklerdeki krallığını anımsayıp dönmüş geriye ;
Baykuş yıkıntılarını özlemiş ;
Balıkçıl ise bataklığının özlemine dayanamamış...
Vadiler üzerinden uçtukça sayıları gittikçe azalmış uçan kuşların.
Beş Vadiden geçen geçmiş.
Altıncı Vadi " Şaşkınlık " ve Yedinci Vadi "
Yok oluş " ta kalan kuşlar umutlarını hepten yitirmiş.
Kaf Dağı'na vardıklarında geriye sadece Otuz Kuş kalmış.
Simurg'un yuvasını bulduklarında öğrenmişler ki, Simurg Anka ' Otuz Kuş ' demekmiş.
Onlar birer Simurg'muş.. Her biri bir Simurg..
Feridüddin ATTAR ( Mantıku’t-Tayr )
- arjen yazıları
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun





