Orsay Müzesi
Fransa deyince aklımıza öncelikle Eiffel Kulesi gelir. Bir anlamda sanatın sembolü olmuştur adeta. Halbuki Paris şehrine uğradığınızda göreceksiniz ki aslında o büyük uzun şey, demir yığınından başka bir şey değil. Gündüz yanına gidip baktığınızda gayet de çirkin bir görüntü sergilemektedir.Bu yapının popularitesini çok arkaya atacak bir çok bina bulunmaktadır. Bunlardan birisi Orsay Müzesi. Eskiden tren garı olarak kullanılan bu bina tarihi dokusuyla muhafaza edilmiş; adeta içine girenleri büyülemektedir. Ancak binanın özelliğinden çok içindeki materyaller yani resimler ilgi çekmektedir. Empresyonizmin anavatani olan Fransa'da bu akımın önderliğini yapmış ve bu akımdan etkilenmiş bir cok ressamın tablosunu bu binada görmek mümkün. Van Gogh'un en ünlü tablolarına da burada rastlıyoruz. Vincent Van Gogh, Edgar Degas, Claud Monet, Pierre Auguste Renoir , Gaugin ve Paul Cezanne bu akımın en tanınmışlarındandır. Zaman zaman sizi Paris'in eski sokaklarına götüren zaman zaman da yeni gelişmelerden etkilenmiş bu resimler; belirsizlik ve fluluğun en önemli örneklerini oluşturmaktadırlar. Size doğal güzelliklein veya insan ruhunun aslında o kadar basit algılanamayacağını her şeyin bir artısı bir de eksisi vardırdan cok daha karmaşık olabileceğini ispatlama çabasındadırlar adeta. Ancak müzeyi bir günde gezmek neredeyse olanaksız, tabii eğer koşarak gezmeyecekseniz. Bu taraflara yolunuz düşerse size tavsiyem eski tren garına "bir duraklık zaman"ınızı ayırın.
- nailosuper yazıları
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun





