"Vatan Size Minnettardır"!

Gündemi takip edenler bilirler; fotoğrafın sol alt köşesinde "Vatan size minnettardır. Çanakkale Zaferi'ni kazandıran asil ruh anısına..." yazmaktadır. Ve yine gündemi takip edenler bilirler ki; ne fotğrafın Çanakkale ile bir ilgisi vardır, ne de vatan bu insanlara minnettarlığını göstermiştir.

 

Oldukça ilginç bir ironi barındırmaktadır fotoğraf. Karedeki "kahramanlar" -ki sermaye düzeni için kahramandırlar-, Bolu'nun Elmalık köyünden iki işçi olup; 1930 yılında İzmir-Çiğli'de havalimanı inşaatında çalışırken çekilmişlerdir bu fotoğrafı. Kaldı ki fotoğraftaki işçilerden İbrahim Bayseç 1911 doğumludur. Yani ne kendisinin ne de diğer işçi, Niyazi Yıldırım'ın Çanakkale'de savaşmış olma ihtimalleri yoktur.

Öte yandan ülkede yükseltilen milliyetçilik dalgasının bir sonucu olarak, medya, fotoğrafa -amiyane tabirle- atlayarak; "Mevzu bahis vatansa, gerisi teferruattır" diyerek; fotoğrafın afişlerini basıp "vatanperver" halkımıza dağıtmışlardır.

Ama asıl olay "teferruat"ta başlıyor. Gerçekten de sermaye düzeninin minnet borcu olan adamlardır bunlar. 6 ay boyunca havalimanı inşaatında çalışıp; parasını alamadan köye dönmüş; hepimiz gibi, sırtından semirilmiş; emeğinin karşılığı verilmemiş işçilerdir bunlar. Sermaye medyası, farkında olmadan vurgulamıştır; bu vatan -ve tabi ki bütün dünya- işçilerin ellerinde kurulmuş, yükselmiştir. Ve tabi ki "Karşılığı ödenmemiş, adı ve hatırası unutulmuş kahramanlarımızın fotoğrafıdır bu." Ama onların anladığı gibi değil; işçi ve emekçilerin fotoğrafıdır bu; hakları hiç bir zaman ödenmeyen; emeğinin karşılığı hiç verilmeyen...

Şimdi kendi ördükleri milliyetçi kudurganlık içinde boşa düşen bu fotoğrafı "Önemli olan sembolik anlamıdır." diye savunuyorlar. Dilinden, dininden ve renginden yola çıkarak insanları birbirine düşman eden bu zihniyet; böyle bir akılsızlığın ürünüdür işte.

Elbette ki Çanakkale önemli bir direnişin sembolüdür. 1. Paylaşım Savaşında, emperyalist unsurlara karşı topraklarını savunan insanlar da kahramanlarıdır bu halkın. Ama, yine de, her hangi bir toprağın sahibi, orada yaşayan bir ırk değildir. "Türkiye, türklerin" değildir yani... Bu toprakları var eden, dünyayı kuran ellerindir. Aynı bu fotoğrafta olduğu gibi; işçilerin, emekçilerindir; hem de Türk, Kürt, Ermeni, Arap, Laz... olduğuna bakmadan. Bunu yine fotoğrafın içindeki bir başka ironiden de anlıyoruz. Bu fotoğraf gerçek olsaydı da, tercih edilen karede, subaylar değil; yine işçilerden, emekçilerden, köylülerden oluşan "ayak takımı" olacaktı...

Şimdi sorgulamak ve öğrenmek zamanı. Bu fotoğrafı doğru okuyup, yaşadığımız dünyanın nasıl kurulduğunu ve asil sahibinin kimler olduğunu anlamak zamanıdır. Doğruyu söyleyip, doğru yorumlamak zamanıdır; "Vatan size minnettardır".

Başa dön